Join for FREE | Take the Tour Lost Password?
Shop deviantART for the
holidays and save BIG!
Click here! :holly:
[x]

deviantART

:blowkiss:
 

böylece huzura kavu$tuguna inandi...

Sun Mar 15, 2009, 6:44 PM
:star:

- Unuttum geçmişimi, çırıl çı plak geldim sana! Utana sıkıla namaza duran bir günahkar çocuk gibi ö ptüm dudaklarini!
Vazgeçtim yalanlarimdan, sürünerek geldim sana!
kötürüm kalmiş bir çocuk gibi koştum bakişlarina!
edebiyattan tinksindiğim, şiirin yalan, romanin dolandiricilik olduğuna inandiğim anlarda utançtan yerin dibine girerek ilan-i aşk ettim sana!
Var oluşum, varliğina armağan edilirken bir kez bile kırpmadim gözkapaklar imi... Bir kör nasil koşarsa güneşe öyle koştum sana!
aşk, üç harflik bir kelimeyse üç yüz milyon yıl fısıldadim sana aşkımı!

olmadi! olmadi! olmadi!

Herkes "kimsin ki sen?! Her an döner arkami giderim, kaybeden sen olursun!" demişti zaten, blöf de yapmiyorlardi üstelik! Arkalarini dönü p gitmeleri zannedilenden cok daha kolaydi. yanildiklari tek nokta ise benim herhangi bir şey kaybediyor oluşumdu..

Giden öldü, öğle ezani bile beklenmeden gömüldü, yatsiya kalmadi yeni birinin gelmesi! gelen gidenden farksiz değildi çoğu kez! ne giden biliyordu niye gittiğini, ne de gelen neden geldiğini! oyuncılar değişiyor, oyun aynı kaliyordu! çok iyi bir yazar olduğuma inanmama rağmen bir türlü değiştiremiyordum senelerdir oynanan bu dandik oyunun senaryosunu! çok sıkılmıştım! bunalmiş ve daralmiştim! bu fırtınali satranc tahtasinda artik piyon olmak ağir geliyordu bana!

Sen geldiğinde oyun değişti! yeniden başladi her şey.. öyle mutlu ederdi ki her sözün beni! bakışlarinin arkasindaki cenneti gördüm! ama unuttum; cennetin varliğina sığınmak için cehennemin varliğini kabullenmek gerektiğini! çok geçmeden cehennemi duydum dudaklarindan çıkan büyülü sözlerde!

Gözlerimi kan çanağina çeviren bu gözyaşlari uslandirmiyor beni, yine de gözyaşlarimi mürekkep diye çekmeliyim dolma kaleme ve yazmaliyim...

Çünkü yazdiklarim güçlendirecek beni! yazdiklarim bir gün gelecek ve dönüş hızını değiştirecek dünyanin.
"Rabbim: beni anlamiyorlar! yalnızlığıma çekilmeliyim!"

Bir gün anlayacaklar farkli olduğumu! dibine düştüğüm topraği tırnaklarimla kaziyarak kazandiğim güç, bir şamar gibi indiğinde herbirinin suratina, anlayacaklar asıl kimin sevilmeye layık olduğunu! Asmayacağim kendimi! Asmayacağim! Ödül olur bu hepinize! Utandirana kadar he pinizi zavalliliğinizdan, yazacağim!
Kıyamet kopsada kapanmayacak sizinle hesabim..

Gidiyorum yalnızlığıma, yine bölerek ruhumu bin bir parcaya, kendimi sevmek düşücek payima! yine kendime sarili p hıçkırıklarla boğulmak ve yine kendi omuzlarimi ö perek dalmak uzun uykulara! gidiyorum yalnızlığıma, size kalsin sahip olduğunuz o kocaaman dünya! sevginizi verebilecek daha değerli birileri bulacaksiniz nasil olsa!
kapansi perde, kabul ediyorum bir kez daha yenilgiyi!
kapansin perde!

"Hypnos" (uyku tanrisi) kendi elleri ile taşiyor bana lethe ırmağindaki suyu
Bir görevide ölülerin ruhlarini yeraltina götürmek olan "Hermes" ise başımda bekliyor suyu içi p herşeyi unutu p öleyim diye!

ben oynamiyorum! ben uyumuyorum! ben oynamiyorum! -



:shamrock:

  • Mood: Tired
  • Listening to: God Is An Astronaut - Far From Refuge
  • Drinking: lethe

.. ve perilerde mor giyer

Wed Dec 10, 2008, 1:05 PM
perilerin nasil olustugunu bilir misiniz?
küçük sıcak bir hikaye ile tarif edilmiştir..

"Yeni dogan bir bebek ilk kez guldugunde, gulusu kirilip bin parcaya bolunmus ve hepsi ziplaya ziplaya etrafa dagilip gitmis. Periler boyle dogmus iste, simdiki cocuklar cok sey biliyor ve cok gecmeden perilere inanmaz oluyorlar. Ne zaman bir cocuk ' perilere inanmam' dese, bir yerlerde bir peri dusup oluverir."

-James Matthew Barrie-

..ve periler ölürken özür diler!



:mangapunksai:

  • Mood: Adoration
  • Listening to: Keren Ann - End Of May
  • Drinking: su

paranoid $izofren

Sun Nov 30, 2008, 1:59 PM
Sen, hiç kurulmamış hayallerini terkedilmiş bir çocuk bahçesinde aklinin salincağinda sallandırırken, ben İstanbul’un orta yerinde “yakartop” oynadım hasretinle !

ilk bakışta görülen hiçbir şey derin olamazdı! Bir güzellik gerçekten güzellikse eğer; ilk bakışta görülememeliydi. Ben, bu yüzden sevmiştim seni; senin bile göremediğin o muhteşem güzelliği görmüştüm sende! Sen, hep bu yüzden acı çekmiştin; güzellik bakan gözdeydi ve sen bunu hiç bilemedin. Oysa bu ülkenin tüm okullarında zorunlu ders olarak okutuluyordu Aşık Veysel’in “Güzelliğin beş para etmez / Şu bendeki aşk olmasa” dizeleri!

Sen ki; daha ilk kullanımda bağımlılık yapan acımasız bir h’eroine! Şırıngaya çektim bakışlarını ve şah damarıma bastım ilk Golden Shot’ımı!

Sen; hiç olmadığını bile bile peşinden koştuğum bir tanrıça müsvettesi! Kirpiklerinde şeytan kahkahası getirirdin hep yanıma gelirken,bir de cinayete yatkın intihar süsü gözbebeklerinde. Yüzünde masumiyetin son sınırını andıran bir tebessüm gizlerdin. Ne zaman gelse hayalin karanlık odama, dolunayın gölgesine vuran ölümcül melankoli, boğardı beni sığındığım her masalda!
Korkuyordun, biliyordum bunu, biliyordum hayatın sana “ne gözle” baktığını! Elbette korkuyordun! Bir bedendin işte, herkes gibi bedeninin arkasına saklanmıştın sen de! İnsanlar hep ruhunun kılıfına şöyle bir göz gezdirip, öyle vermişlerdi sana “kanaat notlarını”. Belliydi, kimi ikmale bırakmıştı güzelliğini, kimi yıldızlı pekiyi vermişti. Ama hepsinin verdiği notlar birbirinden sahteydi. Biliyordum, içinde büyük bir ızdırapla beslediğin o “küçük kız çocuğu” benden önce hiç kimsenin dikkatini çekmemişti!

Sana bir isim verene kadar tek sıkıntım sana bir isim vermekti, isim verdikten sonra ki tek sıkıntım ise “o ismi unutmak" !
Sevilecek bir yanını bulabilsem, seni sevmekten ebediyen vazgeçecektim! Üstüme büyük bir özenle giydiğim ütüsüz deli gömleğini yırtı p, paramparça edecektim! Ama bulamadım; pskiyatri kliniklerindeki doktorlar sana duyduğum masumane aşka “ P aranoid Şizofreni” teşhisi koydular!

  • Listening to: placebo - sleeping with ghosts
  • Drinking: su

bir gidişin anatomisi...

Mon Sep 8, 2008, 2:34 PM
Gittin! Seni benden, beni senden koparttılar! Kahpe bir intihara dönüş bileti kesti gişedeki Azrail! Tımarhanelere kaldırdılar beni, kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar!

Gidişini kanıtlayan en büyük delil olmuştu hiç gelmeyişin! Gelmeyişine “ölüm” dedim, gidişine “kıyamet”, binlerce kez diriltilip kahpe bir sevdanın mahşer yerinde, milyonlarca kez sorguya çekildim! Her sorgumda ayrı ayrı cehennemlere mahkum edildim…

Başlamadan bitti aramızdaki her şey! Bitti! Sen, “Bitti!” bile diyemedin! “Başlayan şeyler biter,ben seni sevmeye daha başlamadım ki…” derdim!

Bitti! Her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı! Aramızda sıradağlar gibi duran aşılmaz engel “Biz arkadaşız..” diye başlayan o çocukça masal değil, gözü dönmüş psikiyatristlerin yazdıkları ufacık bir kağıt parçasıydı: “Şizofrenik semptomlar…” diye başlayan ve “…gözlem altında tutulmalı!” emir kipiyle noktalanan!

Kaç kimliğim vardı ki geceye yansıyan? Söyle kaçı gerçekti birbirimize anlattığımız “Biz arkadaşız…” diye başlayan masalların, kaçı yalan?!

öylesine acıkmışım ki kötülüge

Mon Aug 11, 2008, 1:47 PM
vakit gecedir.bütün fışkıran pinarlar daha gür konuşurlar şimdi.benim gönlümde fişkiran bir pinardir.sevenlerin bütün türküleri şimdi uyanirlar .ancak benim gönlüm de seven birinin türküsüdür.
icimde dinmemiş, dindirilemez bir şey var, dile gelmeyi özler.bir sevgi tutkusu var icimde, kendisi de sevgi diliyle konusur.
Işıgım ben; ah, gece olsaydim!ama işikla kuşatilmak benim yalnizligimdir..ah karanlik olsaydim, gece olsaydim! nasil emerdim işiğin memelerinden!
Sizi kutsardim ey yildizciklar, ey ateş böcekleri, yukaridaki! işiginizin armaganlariyla kıvranirdim.
Ben alici mutlulugu nedir bilmem; çalmanin bile almaktan daha kutlu olmasi gerektigini kurdum düşümde sık sık..elimin durmak bilmeden bagislamasi benim yoksullugumdur, bekleyen gözler ve piril piril özlem geceleri görmek beni imrendirir.
Güzelligimden bir aclik dogar; aydinlattiklarimi incitmek isterim, armagan ettiklerimi calmak isterim; "öylesine acimki kötülüge"
gözyaslarim nereye gitti, yüregimin cicekleri nereye? ah yalnizligi bütün bagislayanlarin! ah, sesslizligi bütün parildayanlarin!..issiz boşlukta nice günesler döner; isiklariyla seslenirler karanlik olanlara, ama bana susarlar.
Ah, cevremde buz var, elim buzdan yaniyor!..icimde susuzluk var, sizin susuzlugunuza can atiyor!
gecedir; yazik, isik olmak zorundayim! ve gecelilelere susamak! ve yalnizliga!

Site Map