- Unuttum geçmişimi, çırıl çı plak geldim sana! Utana sıkıla namaza duran bir günahkar çocuk gibi ö ptüm dudaklarini!
Vazgeçtim yalanlarimdan, sürünerek geldim sana!
kötürüm kalmiş bir çocuk gibi koştum bakişlarina!
edebiyattan tinksindiğim, şiirin yalan, romanin dolandiricilik olduğuna inandiğim anlarda utançtan yerin dibine girerek ilan-i aşk ettim sana!
Var oluşum, varliğina armağan edilirken bir kez bile kırpmadim gözkapaklar imi... Bir kör nasil koşarsa güneşe öyle koştum sana!
aşk, üç harflik bir kelimeyse üç yüz milyon yıl fısıldadim sana aşkımı!
olmadi! olmadi! olmadi!
Herkes "kimsin ki sen?! Her an döner arkami giderim, kaybeden sen olursun!" demişti zaten, blöf de yapmiyorlardi üstelik! Arkalarini dönü p gitmeleri zannedilenden cok daha kolaydi. yanildiklari tek nokta ise benim herhangi bir şey kaybediyor oluşumdu..
Giden öldü, öğle ezani bile beklenmeden gömüldü, yatsiya kalmadi yeni birinin gelmesi! gelen gidenden farksiz değildi çoğu kez! ne giden biliyordu niye gittiğini, ne de gelen neden geldiğini! oyuncılar değişiyor, oyun aynı kaliyordu! çok iyi bir yazar olduğuma inanmama rağmen bir türlü değiştiremiyordum senelerdir oynanan bu dandik oyunun senaryosunu! çok sıkılmıştım! bunalmiş ve daralmiştim! bu fırtınali satranc tahtasinda artik piyon olmak ağir geliyordu bana!
Sen geldiğinde oyun değişti! yeniden başladi her şey.. öyle mutlu ederdi ki her sözün beni! bakışlarinin arkasindaki cenneti gördüm! ama unuttum; cennetin varliğina sığınmak için cehennemin varliğini kabullenmek gerektiğini! çok geçmeden cehennemi duydum dudaklarindan çıkan büyülü sözlerde!
Gözlerimi kan çanağina çeviren bu gözyaşlari uslandirmiyor beni, yine de gözyaşlarimi mürekkep diye çekmeliyim dolma kaleme ve yazmaliyim...
Çünkü yazdiklarim güçlendirecek beni! yazdiklarim bir gün gelecek ve dönüş hızını değiştirecek dünyanin.
"Rabbim: beni anlamiyorlar! yalnızlığıma çekilmeliyim!"
Bir gün anlayacaklar farkli olduğumu! dibine düştüğüm topraği tırnaklarimla kaziyarak kazandiğim güç, bir şamar gibi indiğinde herbirinin suratina, anlayacaklar asıl kimin sevilmeye layık olduğunu! Asmayacağim kendimi! Asmayacağim! Ödül olur bu hepinize! Utandirana kadar he pinizi zavalliliğinizdan, yazacağim!
Kıyamet kopsada kapanmayacak sizinle hesabim..
Gidiyorum yalnızlığıma, yine bölerek ruhumu bin bir parcaya, kendimi sevmek düşücek payima! yine kendime sarili p hıçkırıklarla boğulmak ve yine kendi omuzlarimi ö perek dalmak uzun uykulara! gidiyorum yalnızlığıma, size kalsin sahip olduğunuz o kocaaman dünya! sevginizi verebilecek daha değerli birileri bulacaksiniz nasil olsa!
kapansi perde, kabul ediyorum bir kez daha yenilgiyi!
kapansin perde!
"Hypnos" (uyku tanrisi) kendi elleri ile taşiyor bana lethe ırmağindaki suyu
Bir görevide ölülerin ruhlarini yeraltina götürmek olan "Hermes" ise başımda bekliyor suyu içi p herşeyi unutu p öleyim diye!
ben oynamiyorum! ben uyumuyorum! ben oynamiyorum! -








--
uc uc zaman!!
--
[link]
--
Welche Fackel wir auch anzünden und welchen Raum sie auch erleuchten mag; stets wird unser Horizont von tiefer Nacht umgrenzt bleiben
Arthur Schopenhauer
--
Integration not segregation!
sayfama hoşgeldin,
sevindirdin beni teşekkürler
--
DO NOT CLICK
--
:: | LimpidD.net | ::
--
:: | LimpidD.net | ::
Previous Page12345...Next Page